Akne Tedavisi

Akne (sivilce) tedavisinde birçok ilaç ve yöntem tedavi olarak kullanılmaktadır. Yan etkisi en az olan yöntemin seçimi genç yaş grubunda çok önemlidir. Soğuk ışık lazer yöntemi ile çok güçlü tedaviler kullanmaya gerek kalmadan kısa sürede iyileşme sağlanmakta ve iz oluşumunun önüne geçilebilmektedir.

Akne sadece ergenlik döneminde ortaya çıkan bir hastalık grubu değildir. Genç yaş grubunda olduğu gibi, orta yaş grubu ve hatta ileri yaş grubu menopoz sonrasında akne şikayeti ile başvuran hastalar bulunmaktadır. Bazen hormonal hastalıklar etkili olurken bazen de kullanılan ilaçlar ve bir takım hastalıklar da akneye yol açabilmektedir.

Akne tedavisinde ilk etapta krem tedavileri ve antibiyotik tedavileri kullanılırken ileri aşamada isotretinoin dediğimiz uzun süreli hap tedavisinden de faydalanılmaktadır. Fakat bu tedavi yöntemleri ağızdan alınan ilaçlar olduğundan bazı hastalarda yan etki gelişebilmektedir. Hastalar bu nedenle bu ilaç gruplarını kullanmak istememektedir. Küçük yaş grubu hastalarda ise yan etkisi olmayan başka tedavilere gereksinim duyulmaktadır.

Soğuk ışık lazer sistemi aknede rol alan basamakları ortadan kaldırıp yara iyileşmesini tetikleyen mekanizmaları faaliyete sokarak başarılı yan etkisiz ve etkin bir tedaviyi hastalara sunabilmektedir. Hangi tedavinin başarılı olacağını doktorunuzun karar vermesi yerinde olacaktır.

Akne tedavisinde yeni neler var?

Yeni nesil lazer kaynaklarından soğuk ışık tedavisi aknede son yıllarda başarılı bir şekilde kullanılan yöntemlerdendir. Hem yağ dengesi üzerinde hem de akneyi oluşturan bakteri (propionibakterium akne) üzerinde baskılayıcı ve aşırı yağ salgı fonksiyonlarını düzenleyerek etki etmektedir. Hap kullanmak istemeyen hastalar için de alternatif tedavi yöntemi olarak dikkati çekmektedir. Akne tedaviye yavaş yanıt veren bir hastalıktır. Tedavi verildiğinde en az 4-6 ay devam edilmelidir. Stres faktörlerinin de akneyi alevlendirici etkisi bulunduğu son yayınlarda belirtilmiştir. Sigara ve çevre kirliliği de tetikleyen faktörleri oluşturmaktadır.

Yapılan çalışmalarda akne hastalarının aknelerini tedavi etmek için sıklıkla dermokozmetik ürünlere yöneldiği ve yanlış ürün kullanımları ile aknede kötüleşmeye neden olabileceği beliritilmiştir.

 Akneli hastalara dermokozmetik ürünlerin kullanımı konusunda dermatologlar tarafından yapılacak bilgilendirme çok önemlidir. Kişinin cilt yapısına ve verilen tedaviye uygun olacak şekilde deri temizliği, nemlendirme ve güneşten korunma adına uygun ürünlerin önerilmesi yer almalıdır. Bazen tedavi sırasında gelişebilecek sorunlarla ilgili öneri ve ürünler de hekim tarafından reçete edilmesi gerekebilir.

Aknede bitkisel karışımlar?

En sık karışım yapılan bitkiler çay ağacı özü yağı, gül, fesleğen, yeşil çay ekstreleri olup bu karışımların içindeki oranların ne olacağı ne kadar süre kullanılması gerektiğine dair bir standart bulunmamaktadır. Bu nedenle bu karışımların kullanımında daha kontrollü olunması gerekmektedir.

Akne sonrası iz tedavisinde neler yapılabilmektedir?

1- Akne sonrası kalan izler derinliklerine ve şekillerine göre farklı boyutlarda olabilmektedir. Bu izlerin durumuna göre tedavi ajanı seçilmektedir. Bu amaçla yüzeysel izlerde kimyasal peeling ve soğuk ışık tedavilerinden faydalanılmaktadır.

2- Dermapen Tedavisi: Mikroiğneler bulunan bir uç yardımı ile deride kanallar açılarak derinin yenilenmesi kanlanmanın artışı ve büyüme faktörlerinin uyarılması amaçlanmaktadır. Dermapen tedavisi ile beraber PRP tedavisi kombine edilebilmektedir.

3-  Kollojen veya Dolgu Maddesi Enjeksiyonu: Dolgu maddeleri çökme oluşmuş akne izlerinin altına yerleştirilerek bu alanların dolması sağlanmaktadır.

4- Altın İğne Radyofrekans: Derinin üst tabakası etkilenmeden alt tabakayı kontrollü ısıtarak doku iyileşmesi ve iz tedavisi gerçekleşmektedir. Gözeneklerde sıkılaşma ve yağ dengesinde düzelme de beraberinde gerçekleşmektedir. Fraksiyonel lazerler de kullanılabilmekle beraber altın iğnenin avantajı yüzeyde kabuk oluşturmaması kişinin günlük yaşantısını etkilememesi ve her mevsim uygulanabilir olmasıdır.

 

TOP